AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bilim Dünyası, Allah'a Yöneliyor

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Rapbaz
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 103
rep puanı : 2
Kayıt tarihi : 02/05/10
Yaş : 21
Nerden : BiLq'den xD

MesajKonu: Bilim Dünyası, Allah'a Yöneliyor   C.tesi Mayıs 08, 2010 3:38 pm

Elbette insanları etkiledim bu yüzden vermiş olabileceğim büyük zararı gidermek istiyorum ve bunun için çaba göstereceğim”. (Anthony Flew)
Gazeteler şu günlerde bir dönemin ünlü ateist felsefecisi Anthony Flew’un pişmanlık dolu bu sözleriyle yankılanıyor. 81 yaşındaki İngiliz felsefe profesörü Flew 15 yaşında ateist olmayı seçmiş ve adını akademik alanda ilk olarak 1950 yılında yayınladığı bir makaleyle duyurmuştu. Sonraki 54 yıllık sürede eğitim vermekte olduğu Oxford Aberdeen Keele ve Reading Üniversiteleri ile ziyaret için bulunduğu çok sayıda Amerikan ve Kanada üniversitesinde tartışmalarda kitap ders ve makalelerde ateizmi savundu. Ancak Flew geçtiğimiz günlerde bu yanılgısını terk ettiğini ve evrenin yaratılmış olduğunu kabul ettiğini açıkladı.
Bu köklü karar değişikliğinde etkili olan şey modern bilimin yaratılış hakkında ortaya koyduğu açık ve kesin kanıtlar. Flew yaşamın bilgiye dayalı kompleksliği karşısında hayatın gerçek kökeninin bilinçli tasarım olduğunu gördü ve 66 yıl boyunca savunduğu ateizmin çökmüş bir felsefe olduğunu kabul etti.
Flew bu inanç değişikliğinin temelinde yatan bilimsel sebepleri şu sözlerle açıklıyordu:

"Biyologların DNA araştırmaları yaşam için gerekli düzenlemelerin neredeyse inanılmaz olan kompleksliğini ortaya koyarak yaşamın temelinde bilinç bulunmuş olması gerektiğini gösterdi” (1) . “Artık üreyebilen o ilk hücrenin naturalist evrime dayali bir açıklamasını oluşturmayı düşünmeye başlamak bile aşırı derecede zor bir hal almıştır"(2) . “İlk canlının cansız maddeden evrimleştiği ve olağanüstü kompleks bir canlıya dönüştüğü iddiasının hiçbir geçerliliği olmadığına kesin bir şekilde kanaat getirdim” (3)

Flew’ün fikir değişikliğinde temel sebep olarak gösterdiği DNA araştırmaları gerçekten de yaratılışa dair çarpıcı gerçekler ortaya çıkarmıştır. DNA molekülünün sarmal yapısı genetik koda sahip oluşu tesadüfü reddeden nükleotid dizilimleri ansiklopedik miktarda bilgi depolaması ve daha birçok çarpıcı bulgu bu molekülün yapı ve fonksiyonlarının yaşam için özel bir tasarımla ayarlandığını ortaya koymuştur. Nitekim DNA araştırmalarıyla ilgili bilim adamlarının yorumları bu gerçeğe şahitlik etmektedir.
Örneğin DNA’nın sarmal yapısını ortaya çıkarmış bilim adamlarından Francis Crick DNA ile ilgili bulgular karşısında yaşamın kökeninin bir mucizeye işaret ettiğini itiraf etmiştir:

"Bugün sahip olduğumuz bilgiler ışığında dürüst bir adamın yapabileceği tek yorum hayatın mucize eseri olarak ortaya çıktığıdır." (4)

Los Angeles ABD’deki Güney California Üniversitesi’nden Led Adleman yaptığı hesaplamalara göre sadece 1 gram DNA molekülünün 1 trilyon CD’ye (compact disc) eş değerde bilgiyi saklayabilme kapasitesi olduğunu ifade etmiştir (5). İnsan Genomu Projesi’nde görevli bilim adamı Gene Myers ise şahit olduğu mucizevi düzenlemeler karşısında şunları söylemiştir:

"Beni esas hayretler içerisinde bırakan yaşam mimarisidir... sistem son derece kompleks. Sanki dizayn edilmiş gibi... Orada büyük bir akıl var." (6)

DNA ile ilgili en çarpıcı gerçek kodlanmış genetik bilginin varlığının madde ve enerjiyle ya da doğa kanunları ile kesinlikle açıklanamaz oluşudur. Alman Federal Fizik ve Teknoloji Enstitüsü'nün yöneticisi Prof. Dr. Werner Gitt bu konuda şunları söylemiştir:

Bir kodlama sistemi her zaman için zihinsel bir sürecin ürünüdür. Bir noktaya dikkat edilmelidir; madde bir bilgi kodu üretemez. Bütün deneyimler bilginin ortaya çıkması için özgür iradesini yargısını ve yaratıcılığını kullanan bir aklın var olduğunu göstermektedir... Maddenin bilgi ortaya çıkarabilmesini sağlayacak hiçbir bilinen doğa kanunu fiziksel süreç ya da maddesel olay yoktur... Bilginin madde içinde kendi kendine ortaya çıkmasını sağlayacak hiçbir doğa kanunu ve fiziksel süreç yoktur (7)

Flew’ün tüm bu bulgularla desteklenen bilinçli tasarımı kabul etmesinde yaratılışçı bilim adamları ve filozoflar da önemli rol oynadı. Flew son dönemlerde yaratılışı savunan bilim adamları ve filozoflarla TV tartışmalarına katılıyor onlarla görüş alışverişinde bulunuyordu. Bu süreçte son dönüm noktası Teksas ABD’deki aaaabilimsel Araştırma Enstitüsünce 2003 yılının Mayıs ayında düzenlenen bir konferans oldu. Flew konferansa araştırmacı yazar Roy Abraham Varghese İsrailli fizikçi ve moleküler biyolog Gerald Schroeder ve Katolik filozof John Haldane ile birlikte katıldı. Flew yaratılışı destekleyen bilimsel kanıtların ağırlığı ve rakiplerinin iddialarının ikna ediciliği karşısında etkilenmişti. Nitekim konferansı izleyen dönemde ateizmi terk edilmiş bir düşünce olarak bıraktı. Bu dönemde Philosophy Now isimli İngiliz felsefe dergisine Ağustos-Eylül 2003 sayısı için yazdığı mektupta Schroeder’in “Tanrı’nın Saklı Yüzü” ve Varghese’in “Harika Dünya” ismli kitaplarındaki argümanları tavsiye etti
8 Kendisinin fikir değişikliğinde önemli rol oynamış olan felsefe ve teoloji profesörü Gary R. Habermas ile ropörtajın (9) yanısıra “Bilim Tanrı’yı buldu mu?” isimli videoda bilinçli tasarımı kabul ettiğini açıkça ifade etti.
‘Evreni kaplayan bilinç’ ve Ateizmin Çöküşü
Yukarıda anlatılan bilimsel gelişmeler karşısında uzun bir dönem ateizmi savunmasıyla ünlü olan Anthony Flew'ın bilinçli tasarımı kabul etmesi ateizmin içinde bulunduğu çöküş sürecinde yaşanan son bir perdeyi yansıtmaktadır. Modern bilim ‘evreni kaplayan bilinç’in varlığını ortaya koymuş böylece ateizmi devre dışı bırakmıştır.
Flew’ü etkileyen yaratılışçı bilim adamlarından Gerald Schroeder “Tanrı’nın Saklı Yüzü” başlıklı kitabında şunları yazmaktadır:

“Tek bir bilinç evrensel bir akıl tüm evreni kaplamaktadır. Atomaltı maddenin kuantum doğasını araştıran bilimin bulguları bizi hayranlık uyandırıcı şu kabulün eşiğine getirmiştir: tüm varlık bu aklın bir dışa vurumudur. Laboratuvarlarda bunu ilk başta enerji olarak ifade edilmiş sonra madde formunda yoğunlaşmış bilgi olarak gözlemliyoruz. Atomdan insana kadar her bir parçacık her varlık; bir bilgi ve akıl seviyesi ortaya koymaktadır”. (10)

Gerek hücrenin işleyişi gerek maddenin atomaltı parçacıkları üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar şu gerçeği inkar edilemez bir biçimde ortaya koymuştur: Evren ve yaşam herşeye hakim üstün akıl sahibi bir varlığın iradesiyle yoktan varolmuştur. Hiç şüphesiz evreni her seviyede kuşatan bu bilgi ve aklın sahibi üstün kudret sahibi Yüce Allah’tır. Allah bu gerçeği Kuran’da şöyle bildirmektedir:

Doğu da Allah'ındır batı da. Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (kıblesi) orasıdır. Şüphesiz ki Allah kuşatandır bilendir. (Bakara Suresi 115)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://engenc.yetkinforum.com
 
Bilim Dünyası, Allah'a Yöneliyor
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Dünyanın En Basit İndex İsteği Allah Rızası İçin Lütfen ! (Müslüman Aranıyor)
» ALLAH için bakınız yardım!...
» Hazreti Adem Ve Havva
» Screamers 2 : The Hunting (2009) l Bilim-Kurgu, Gerilim, Gizem l ABD-Kanada

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Genel :: Genel kültür-
Buraya geçin: